ANITA O'DAY

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ANITA O'DAY

Mesaj  Admin Bir Perş. Ara. 03, 2009 12:44 pm

ANITA O'DAY
http://www.anitaoday.com/





Doğum tarihi: 18 Ekim 1919
Doğum yeri: Chicago, ABD
Ölüm tarihi: 23 Kasım 2006
Mesleği : Müzisyen
Anita O'Day (18 Ekim 1919, 23 Kasım 2006), Amerikalı bir caz şarkıcısıdır. Ella Fitzgerald ve Billie Holiday gibi caz ustalarıyla birlikte, cazın kraliçelerinden sayılır. "Beyaz tenli caz vokalistleri"nin vazgeçilmezlerindendir. Asıl adı "Anita Belle Colton"dur. "Swing" ve "bebop" zamanlarının sanatçılarındandır. Sesinin berraklığı ve tüm caz türlerinde verdiği eserler sayesinde, yaşadığı yüzyılın en büyük caz sanatçılarından biri olarak kabul görmüştür.





Biyografi
İlk yıllar ve "Off-Beat" Müzik dünyasına "küçük" sayılabilecek yaşlarda atılan O'Day, ilk iş olarak, adında birkaç değişikliğe gitti ve "Anita Belle Colton" olan adını, "Anita O'Day" olarak değiştirdi. İsminde, kendince gerekli gördüğü değişiklikleri yaptıktan sonra, 1930'ların başında, "Off-Beat" olarak bilinen bir caz klubünde şarkı söylemeye başladı. "Off-Beat", o zamanların Amerika'sının en ünlü müzik adamlarından biri olan Gene Krupa'nın uğrak bir mekanı olduğundan; bu, O'Day için büyük bir şans oldu ve 1941 yılında, O'Day, Krupa'nın grubuna katıldı. Anita O'Day'in de aralarına katılması ile daha da güçlenen "Gene Krupa ve Grubu", birkaç hafta sonra da trompetçi Roy Eldridge'i ye bünyesine alarak, daha da güçlendi. Özellikle Eldridge ile büyük uyum sağlayan O'Day, "Let Me Off Uptown" adlı şarkıyı da kendisiyle işbirliği yaparak piyasaya sürdü ve ilk büyük başarısını elde etti. Bu parça, üç/dört hafta gibi çok kısa bir sürede, rekor seviyesinde satarak; 1 milyon dolarlık satış yaptı. Bu satış rakamı ile O'Day, birlikte çalıştığı ve o zamanların çok meşhur müzik grubu olan "Gene Krupa ve Grubu"nun ününden daha büyük bir üne kavuştu. Aynı yıl içerisinde, O'Day, "Down Beat" tarafından, "Yılın En İyisi" olarak seçildi.


Gene Krupa: Beraber ve yalnız 1942 yılında, Gene Krupa ile birlikte iki kısa filmde yer alarak; "Thanks for the Boogie Ride" ve "Let Me Off Uptown" parçalarını seslendirdi ve aynı yıl "Down Beat" okurları tarafından, "En İyi 5 'Band' Şarkıcısı" arasında gösterildi (Dördüncü sırada). Aynı listede, Helen O'Connell, Helen Forrest, Billie Holiday ve Dinah Shore da vardı.

1943 yılında, Krupa'nın marihuana kullanmasından ötürü tutuklanmasıyla; "Krupa'nın Grubu" dağıldı. Bu dağılmadan sonra, birkaç müzik grubu ile de çalışmaya başlayan O'Day, sonunda, 1944 Nisan'ında Stan Kenton'un grubuna katıldı. Yaklaşık 1 yıl kadar (11 ay) Kenton ile çalıştıktan sonra, tekrar Krupa'ya döndü. Kenton ile çalıştığı yıllarda onlarca şarkı kaydetti ve "And Her Tears Flowed Like Wine" adlı parça ile milyonlar satarak; Kenton'u müzik listelerinde zirveye taşıdı. Yine Kenton ile çalışmakta iken, iki kısa filmde de yer aldı ve "Kenton ile beraber çalıştığım süre boyunca, kendimi çok geliştirdim" açıklamasını yaptı.

1945 yılında, tekrar Krupa ile çalışmaya başladı ve bu süre boyunca yine onlarca kayıt yaptı. Bu kayıtlar içerisinde, "That Feeling in the Moonlight" ve "Harriet" büyük yankı uyandırdı. 1946 yılında, Krupa'dan tekrar ayrılan O'Day, solo kariyerine tekrar başladı ve tek başına hareket etmeye devam etti.


40'ların sonu ve uyarıcılar : 1940'ların sonuna doğru, O'Day artık tek başına ilerlemeye karar vermişti ve parçalarını, popüler olmak adına birbiri ardına çıkardı. Bunların birçoğu kendisini "caz vokalistliği"ni tehlikeye atacak derecede de olsa, How High The Moon gibi şimdilerin pek meşhur caz standartlarını da içlerinde barındırıyorlardı.

1947'nin sonlarına doğru, edindiği şöhretin bir getirisi mi bilinmez, O'Day'in başı uyarıcılar ile belaya girdi ve 90 yıllık süre ile devam edecek hapis cezasına mahkum edildi. Ancak, O'Day bundan da bir şekilde kurtulmuş olmalı ki, 90 yıllık süre ile cezaevinde kalmadı.

Olay üzerinden tam bir yıl sonra, 1948 yılında, caz piyasisti Count Basie ile çalışması sebebiyle, O'Day, o zamana kadar kariyerinde geldiği en üst noktaya erişti. Bu başarılardan birkaç yıl sonra, 1952 yılında, O'Day marijuana bulundurmaktan tekrar tutuklandı. Ancak, suçsuz bulundu. 1953 yılının Mart ayında, bu sefer, eroin bulundurmaktan tutuklandı ve 6 ay hapse mahkum edildi.


İlk albüm ve sonrasında gelen başarı "The Lady Is A Tramp" adlı albümü ile (yeniden düzenlemedeki adı ile), O'Day, ilk albümünü de kaydetmiş oldu. Bu albüm, O'Day'in müzik dünyasında kalıcı olabilmesi için hayli önemli bir sınavdı. O'Day bu albümü ile, büyük bir başarı yakaladı ve bu zorlu sınavı başarıyla geçti. "An Evening With Anita O'Day" (yeniden düzenlemedeki adı ile) adlı ikinci albümü ile de, bu başarısını daim kıldı (Her ne kadar, uyarıcı haplar ile başı belaya girse de) ve 50'li yılların sonlarına kadar da albüm çalışmalarına devam etti.


Canlı performanslar "Anita" adlı albümü ile "Verve Records"tan çıkardığı ilk albümünü çıkaran ve büyük yankı uyandıran O'Day, artık bir festival şarkıcısı olmuştu ve canlı performansları ile adından söz ettirmeye başlamıştı. Louis Armstrong ve Dinah Washington gibi döneminin en büyük sanatçıları ile sahneye almaya başlayan O'Day; "Jazz On A Summer's Day" adlı belgeselde de kendine yer buldu ki bu belgesel, yalnızca usta isimleri bünyesine katan bir eserdi ve O'Day'in büyüklüğünü kanıtlar nitelikteydi. Böylelikle, O'Day, uluslararası alanda tanınan bir caz sanatçısı olmuştu.


Fiyasko, 60'lı yıllar ve "tekrarlayan" uyarıcı belası 60'ların başında, "'Swing'in kralı" olarak bilinen Benny Goodman ile bir Avrupa turuna çıkan O'Day, Goodman tarafından yeterince desteklenmediği için; turneden pek yarar elde edemedi. O'Day için "Tam bir fiyasko" olarak nitelendirilen bu turneden sonra, O'Day, kariyerine tek başına devam etti. 1968 yılında, aşırı dozda "uyarıcı"dan kariyerine ve yaşamına neredeyse son verecek olan O'Day; uyarıcı belasından kurtulduktan sonra, 1970 yılında Berlin'de yapılan caz festivali ile müzik yaşantısına kaldığı yerden devam etti. Sonraki yıllarda da, Japonya'daki müzik stüdyolarında birçok kayıt yaptı.


86 yaşında iken çıkarttığı "Indestructible!" adlı albümü ile müzikte "yaşı ne kadar ileri olursa olsun, hala var olduğunu" kanıtladı.


avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2409
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

.

Mesaj  Admin Bir Perş. Ara. 03, 2009 12:48 pm

ALINTI
Svinginizi neli alırdınız? Burada da ister istemez bilinçaltı mevzuularına girmek icap ediyor ama, önce bir yanıtı görelim: Vanilyalı iyi giderdi.

Bu artık Lacan'ı bile pes ettirecek bir çağrışım: vanilyalı dondurma Anita O'Day. Gerçi o kadar da serbestisi yok. Sarışın, beyaz; sesi de hafif pürüzlü. Ve serin. Şimdilerde 'cool' denilen cinsten.

Büyük orkestralar zamanından kalmış gibi hep. Oysa cazını yıllara yaymış. Zor yaşamında pek çok şeyin üstesinden gelmeyi bilmiş. Yine de O'Day'in altın yılları 1952-1962 arası yaptığı big band kayıtları esas alınarak değerlendiriliyor ki bu da pek raslantı olmasa gerek. Anita buram buram sving kokuyor. Ses oynamalarına pek girişmeden, melodiyi değiştirmeden. Yanlış anlaşılmasın, önyargı gibi de algılanmasın, kimse de alınmasın ama bir 'beyaz' olarak bu büyük ritm duygusu ve tüm fiziksel engellerine rağmen gösterdiği dinamik scat yeteneği insana ekstradan parmak ısırtıyor.

1919 Şikago doğumlu Anita Belle Colton, İrlandalı tenor bir baba ile tonu bilinmemekle beraber işçi bir annenin kızıdır. Annesi tarafından büyütülmüş; zamanla dans yarışmalarından şarkı yarışmalarına terfi etmiş. Bu arada neden çok inişli çıkışlı bir vokale gidemediğinin kısa bir açıklamasını yapmalı: bademciklerini alan doktor vibrato'yu sağlayan 'uvula'sını da alınca caz tarihi de başka türlü şekillenmiş. Ama doktor o zamanlar bunu nereden bilecek ki. Her ne hal ise, Anita O'Day şarkıcılıkta iyi iş olduğunu görünce bu alana yöneliyor. Three Deuces'ta çalışırken bir keresinde Gene Krupa klübe damlıyor. Şarkıcıyı aklında tutuyor; bir yıl sonra vokal departmanı boşalınca Anita'ya son derece ufuk açıcı bir iş teklifinde bulunuyor. Onun sayesinde Roy Eldridge ile doldurduğu 'Let Me Off Uptown' üç haftada milyon satıyor. 'Boogie Blues' ve 'Just a Little Bit South of North Carolina' da aynı devreden hitler. Bu arada bop almış başını giderken - şarkıcıya böyle ilk adıyla hitap etmek de biraz teklifsiz oluyor ama- 'Anita'nın yeniliklerden uzak kalacağını beklemek hiç yakışık almaz.

Gel zaman git zaman, Anita bir Woody Herman yapıp Krupa'ya dönüyor. 1944'te Stan Kenton'a katılıyor. 'And Her Tears Flowed Like Wine' da yeni orkestrasıyla doldurduğu hit. Kenton'dan pek memnunmuş ama oradan da ayrılıyor; Anita'dan boşalan yeri June Christy dolduracaktır. Ardından Krupa'ya altı aylığına geri dönüyor.

Bu arada dostumuzun ilginç özellikleri var. Örneğin, Anita söylediği şarkılardan birinin başlığında 'Rock and Roll' adı geçen ilk vokalistlerden (1947- 'Rock and Roll Blues' ile). Sonra, 'Tennessee Waltz' ve 'How High The Moon'u (svingli biçimde) ilk kaydeden kişi o. 'Vaya Condias' adlı şarkıyı bir barda 5 dolara satın alıp 10000 dolara Les Paul ve Mary Ford'a satan da Anita'nın yine ta kendisi.

Şimdi caz içindeki birtakım tanıdık konulara yeniden temas etmek gerek. Alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı gibi. Bu iki durum Anita'nın hiç yabancısı değil. Onu müzikten kısa aralıklarla da olsa uzaklaştıran, hayatını zorlaştıran başat unsurlar.

1954'te hapse düşüyor örneğin bu nedenle. Sonrasında John Poole'le bir araya geliyor. Anita'nın hayatında John Poole'un özel bir yeri var. 32 yıllık caz birlikteliği, sayısız tur ve kayıtlar. 1958 Newport Caz Festivali'nden bir de film çıkıyor: Jazz on a Summer's Day. Bu arada özyaşam öyküsü 'High Times, Hard Times'ı da 1981 yılında yayımladığını eklemeli.

Anita'nın zengin repertuarından seçmeler: Lover Come Back to Me, The Man I Love, Tea for Two, Hi Ho Trailus Boot Whip, There Will Never Be Another You, Is You Is or Is You Ain't My Baby, Blow, Roy, blow!, Yesterdays, Easy Come Easy Go, Honeysuckle Rose. Daha Cal Tjader'den de Oscar Peterson'dan da bahsedemedik henüz. Tamam, tamam...

Beyaz caz vokalistlerinin baştacı Anita O'Day. Alanında ilk büyüklerden; Peggy Lee ve June Christy'nin öncüsü. Saygın beyaz, ana kraliçe.

İnce alay. Tam üstüne bastınız. Anita O'Day'in sesinde tam da budur hissedilen. Dünyayı ti'ye alan bir vokal.

Eski kanaryalardan kim kaldı diye soranlar varsa Anita O'Day dinlemeleri şiddetle tavsiye olunur.

Seçilmiş Diskografi

Özgün Albümler:

This is Anita (1955) VERVE
Anita Sings the Most (1957) VERVE
Cool Heat (1954) VERVE
All the Sad Young Man (1961) VERVE
Anita O'Day and the Three Sounds (1962) VERVE
Toplamalar:
Verve Jazz Masters 49 (1952) VERVE
Ultimate Anita O'Day (1999) POLYGRAM
Let Me off Uptown (1996) PEARL
Anita O'Day (1963) GLENDALE
The Big Band Years (1999) PRESIDENT
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2409
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz