ATATÜRK – İNÖNÜ VE MÜZİK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ATATÜRK – İNÖNÜ VE MÜZİK

Mesaj  Admin Bir Çarş. Ekim 22, 2014 5:10 pm



1913 yılında Sofya’da Askeri Ataşeliği görevi sırasında izlediği çoksesli müzik etkinlikleriyle batı sanatından etkilenen Ulu Önder ****** ile 1910 – 1912 yılları arasında Yemen de ayaklanmayı bastırmakla görevli olduğu sırada, bir Fransız Şirekti personelinin kaçarken geride bıraktığı batı müziğine dair plakları dinleyen ve batı müziği etkisinde kalan İsmet İnönü; Cumhuriyeti kurarlarken yaptıkları reformlar arasında müzik sanatına da önem vermişlerdir.
1924 te yürürlüğe giren Tevhid-i Tedirsat Kanunun da eğitim ve öğretim ilkeleri bütünselliğe kavuşturulmuş, ders planları buna göre hazırlanmış müzik dersi, müfredat programlarında yer almıştır.
Önce Musiki Muallim Mektebinin daha sonra Konservatuarin kurulması, Orkestra, Opera ve Balenin halka açılması, sanatçı ve öğretmen yetiştirmek üzere yurtdışına müzik sanatı alanında yapılan reformlarla şükran duygusu ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının, her yıl ******’ü Kasım ayında, İnönü’yü Aralık ayında özel bir konserle anmak, geleneğidir. Mustafa Kemal ATATÜRK ve Mustafa İsmet İNÖNÜ Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının ve müzik sanatının daima hamisi olmuşlardır.
RİYASETİCUMHUR FİLARMONİ ORKESTRASI,
CUMHURİYETLE ÖZDEŞLEŞMEK

Saraydan Ankara’ya gelen bando, orkestra, fasıl kısmı halen Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak çalışıyordu. Zeki Bey’in çabaları ile orkestra 25.6.1932 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı ve bu tarihte ******, orkestrayı yüce makamın adını vererek onurlandırmıştır. Böylece Riyaseticumhur Filarmoni Orkestrası kurulmuş oldu.
Saltanattan Cumhuriyete devredilen kurumlardan böyle bir iltifata mahzar olan tek sivil kurumdur. Riyaseticumhur adının alınışıyla bando ve orkestra kesin olarak birbirinden ayrılmış, Zeki (Üngör) Bey, bandonun kuvvetli elemanlarını ve bazı enstrümanları orkestraya aktarmıştır. Birçok kurumun oturmakta olduğu bu devrede sanatçılar arasında yaşanılan iç tartışmalardan en çok zarar gören ve rahatsız olan Zeki Üngör olmuştur. Bu nedenle meslekli düşüncelerini sonuna kadar uygulayamadan orkestra şefliği, Musiki Muallim Mektebi Müdürlüğü ve müzik işlerinin başı gibi görevlerden ayrılmıştır (1934).Böylece batı tarzı askeri müzik için kurulan Muzıka-i Humayun’la başlayan süreç tamamlanmıştır. Artık evrensel ölçütler içinde sanat yapan, tek kaygısı topluma daha nitelikli müzik sunabilmek olan bugünün Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası vardır. Bu tarihten sonra yaşanan süreç bir evrim olmaktan çok bir gelişme ve ilerlemenin öyküsüdür. Bu sürecin kilometre4 taşları da ona benzer hizmet veren dünya çapındaki müzik adamları olmuştur.
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 2408
Kayıt tarihi : 01/04/08

Kullanıcı profilini gör http://muzicfe.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz